
Aşk, kişinin bu kavrama nasıl bir anlam yüklediğine göre değişir. Kimi insanlar 5 yaşında aşık oldum der, kimileri de 50 yaşındayım ama hiç aşık olmadım diyebilmektedir.
Aşk, bireylerin kendilerince farklı anlamlar yükledikleri kişiye özel, spesifik bir kavramdır. Çocuğun ben aşık oldum, Ahmet Ayşe’ye aşık oldu şeklindeki sözleri çevreden öğrenilen kalıplardır. Çocuklar birbirlerinden, televizyon, sosyal medyadan, ailelerinden duydukları, gördükleri bu kavramı ve bu tür davranışları daha kolay öğrenip taklit ederler. Aslında çocukların aradıkları sevgi, ilgi ve yakınlaşmadır.
Yetişkinler için çoğu zaman cinsellik anlamı taşıyabilirken, çocuklarda sevgi, yakınlık, saflık ve değişkenlik içerir. Aşk kelimesini erkek çocuklar, kız çocuklarına göre daha sık dile getirmektedirler. Bunun nedeni, çevre tarafından erkek çocuklara bu konuyla alakalı daha çok soru sorulması ve erkek egemen bir toplum olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.
Çocuklar, kendi cinsiyetlerini fark etmeye başladıkları dönemde karşı cinsi de merak etmeye başlıyorlar. Genellikle bu 3-6 yaş arasına denk gelmektedir. Bu dönemde çocuklar sıklıkla aşık olduklarını dile getirirler. Bazen bir oyuncağını paylaşmadığı için aşkı bir günde bitirebilmektedirler. Bu durum anormal olmadığı için ailelerin telaşa kapılmasına gerek yoktur.
Çocuklar sadece akranlarına değil, okulda öğretmenlerine, ebeveynlerine, görsel medyadaki herhangi birisine ya da hayali birisine de ilgi duyabilirler. Bu ilgiler cinsellikten tamamen uzaktır. Sadece beğenme, beğenilme, yakın olma, güven duyma ihtiyaçlarını karşılamak içindir.
Çocuklar bazen ebeynlerinden birisine büyüyünce ben seninle evleneceğim diyebilmektedirler. Çocuk böyle değinde bazı ebeyenlerin çok hoşuna gider ve bunu alay konusu yapabilmektedirler. Ya da şişinebilmektedir. Böyle bir durumda ebeyenler çok sakin olmalı ve kesin net çizgiyi çekmesi çok önemlidir. Ben annenle/babanla evliyim sen benimle evlenemezsin. Ben senin annenim/babanım. Sen büyüyünce seni çok sevecek, değer verecek birisiyle evleneceksin demek daha doğrudur.
Neler yapılabilir?
- Küçük çocuklar, bir çok sözcüğün anlamını bilmeden kullandıkları için, çocuğun aşık oldum kelimesi ile neyi kastettiğini anlamaya çalışın. Tepki vermeden önce anlamaya çalışın. Çocuklara test uygularken ya da görüşme yaparken çocuklar bazen aşk, aşık olmuş gibi kelimeler kullanırlar. Onlara sorduğum aşk ne demektir sorusuna çocukların verdikleri cevaplardan bazıları şunlardır: Evlenmek, düğünde oynamak, arkadaşını çok sevmek, çiçek almak, mutlu olmak, oyun oynamak…
- Bu yaşta aşk olmaz ayıp, terbiyesiz gibi suçlamalarda bulunmamak gerekir. Tutarlı, abartısız, anlayışlı tutum önemlidir.
- Bazen bu davranışları, sözleri duymazdan gelmek, görmezden gelmek, ilgiyi başka alanlara dağıtmak en güzelidir.
- Arkadaşını ya da aşık olduğunu söylediği kişiyi, diğer kişilerden daha çok sevdiğin için aşık olduğunu söylüyor olmalısın gibi bir yaklaşım çocukta hem anlaşıldığını hissettirir hem de aşk kelimesinin o yaşta nasıl olması gerektiğinin mesajı verilir.
- Küçük yaşlardaki aşkı, cinsellikle karıştırmamak gerekir. Sakin ve soğukkanlı olmak gerekir. Bu tür davranışların, söylemlerin üzerinde durulmayıp normal seyrine bırakıldığında, kısa bir süre sonra düzeleceği ya da etkisinin azalacağı unutulmamalıdır.
- Çocukların temel ilgi, sevgi, bakım, güven duygularının yeterince, miktarınca ve zamanında karşılanması çok önemlidir.
- Çocuklara aşkım, sevgilim v.b kelimeler kullanmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü; eşlerin birbirlerine kullandıkları ya da kullanmaları gereken bu kelimeyi çocuklara kullandığımızda çocuklar buna yanlış anlam yükleyebilmektedirler. Çocuklara aşkım, sevgilim yerine oğlum, kızım, canım, kuzum, meleğim, bebeğim v.b kelimeler kullanmak daha sağlıklıdır.
- Bazı ebeveynler çocuklarını eşlerini öptükleri gibi öpebilmektedirler. Bunun yanına bir de aşkım gibi kelimeler kullanıldığında çocukların ruh sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu konuda daha dikkatli davranılması gerektiğini düşünüyorum.
Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog