Boşanmalı mıyım, Boşanmamalı mıyım?

                                                 

Boşanma, çeşitli nedenlerden dolayı, eşlerin aralarında var olan nikâh ahdini bozmaları, evliliklerini sona erdirmeleri ve ayrılmaları şeklinde tanımlanabilir. Günümüzde boşanma olayları  maalesef gerek dünyada gerekse ülkemizde hızlı bir artış göstermektedir. Evlilik yaşamının çıkmaza girmesi, boşanmayı  ya da boşanma düşüncesini birlikte getirmektedir.  Boşanma kararı  evlilik kararından  daha zor verilen bir karardır çoğu zaman.   Hiç kimse evlilik hayatına boşanma düşüncesiyle başlamaz.  Ancak bazı durumlarda  hayat, çifti boşanma gerçekliğiyle karşı karşıya getirebilmektedir.

Peki ne oluyor da çiftler boşanıyorlar ya da boşanmayı gündemlerine alıyorlar.  Eşleri boşanma kararına götüren çatışma konularına baktığımız zaman şu başlıkları görmekteyiz:  Evlilik yaşamının yorgunluğu, yani çekiciliğini kaybetmiş  olması,  evliliğin tekdüze hale gelmesi, eşlerin arasında yeterli sevgi,  iletişiminin olmaması,  Cinsel problemler (vajinismus, erken boşalma, sertleşme sorunu v.b)  tatmin olmamış uyumsuz cinsel yaşam, ihanet, karakterlerin uyuşmazlığı, çocuk sahibi olamama, Eşlerden birinin ruhsal ve ya kişilik bozuklukları,   eziyet (aile içi şiddet) , savurganlık (israf),  ekonomik zorluklar (geçim sıkıntısı), eşlerin ailelerinden kaynaklanan sorunlar, (özellikle kayınvalide, kayınperder faktörü) hastalıklar, Eşlerden birinin alkol veya madde bağımlılığı, kumar gibi alışkanlıklarının olması,  suç işleme ya da suça karışma, çocuk yetiştirme konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, eşler  arasındaki kültürel farklılıkların soruna dönüşmesi, eşlerin evliliğin gerektirdiği rol ve sorumlulukları  üstlenmekten kaçınmaları veya bu sorumlulukları  yerine getirmekte zorlanmaları  gibi nedenlerin büyük rol oynadığı görülür. Nedenleri ne olursa olsun nasıl ki aile kurulurken ne kadar ince elenip sık dokunuyorsa, aynı hassasiyet boşanmada da gösterilmelidir.

Evliliği kurtarmak için öncelikle elimizden gelen her şeyi yapmalıyız elbette.  Ancak evlilik bizim için mutsuzluk kaynağına dönüşmüşse, bütün yolları denemişsek ve artık çıkmaza girmiş bir durumdaysak, evliliği doğru ve medeni bir şekilde bitirmenin  yollarını aramak durumundayız.  Yani sağlıklı boşanmayı gündemlerine almalıdırlar.

Evlilik bitmiş olmasına rağmen sadece çocuğunuz (çocuklarınız)  için sürdürdüğünüz durumda, çocuğa çok ciddi bir sorumluluk yüklemiş olursunuz.  Bu  çocukların omuzlarına yüklenmiş oldukça ağır bir yüktür.  Bireysel terapide danışanımın aylar öncesinde söylemiş olduğu sözden çok etkilenmiştim. demişti ki;  Annem çok mutsuz bir kadındı, maddi durumu da iyiydi aslında çalışıyordu, babama da bize de bakıyordu. Babam sürekli annemi döverdi çeşitli gerekçelerle, şimdi düşünüyorum da  annem kendisini bizim için harcamış, hayatını harcamış keşke yapmasaydı, biz mutlu değildik annem sırf evlatlarım babasız kalmasın diye yaptı biliyorum ama biz her gün o travmalardan çok daha etkilendik. Ve mutsuz bir çocukluk ve ergenlik yaşadık. Kardeşim de ben de psikolojik sorunlarla büyüdük keşke annem babamı zamanında boşasaydı, travmalarla büyümeseydik hocam  demişti….

Çiftleri boşanmaya götüren nedenler üzerine değinmek istiyorum.  Çiftlerin  bazı davranışları, eşleri  boşanma noktasına getirebilmektedir.  Bu davranışlardan bir kısmı şunlardır;

  • Sürekli şikâyet etmek (Araştırmalar bu tavrı kadınların  erkeklerden daha fazla sergilediklerini ortaya koymaktadır.)  Şikâyetlerin, sorunlara çözüm aramaktan daha çok eleştirmek amacıyla yapılması
  • Eşin sergilediği eleştirilere ve şikâyetlere karşı aşırı duyarlı,  hassas ve savunucu tepkiler göstermek  (Araştırmalar  bu tavrı erkeklerin kadınlardan daha fazla sergilediklerini ortaya koymaktadır.)
  • Eşler arası iletişimde aşağılayıcı sözler, iğneleyici  cümleler, düşmanca bakışlar ve kırıcı tavırların fazlasıyla  yer alması
  • Karşısındakinin duygularını ve düşüncelerini  hiçe  sayan ve önem vermeyen tavırlar sergilemek
  • Yaşanan olumsuzluklardan eşini  sorumlu tutmak, kendi hataları hakkında düşünmemek
  • Eşine karşı şiddet sergilemek.

 Aile İçi Şiddet çok önemli bir boşanma nedenidir.  Aile içi şiddet, aile bireylerinden birisinin diğer bir aile bireyine fiziksel, zihinsel, duygusal, psikolojik, cinsel veya ekonomik olarak hükmetmesi ya da zarar  vermesidir.

 Şiddet, aile içinde herhangi birinin diğerleri üzerinde güç ve kontrol elde etmeyi istemesiyle, eşine veya diğer aile üyelerine istismar edici davranışlar uygulamasıyla meydana gelir.

İtip kakmak, dövmek, tokatlamak, alay etmek, aşağılamak, korkutmak, tehdit etmek, parasız bırakmak, cinsel yolla istismar etmek gibi pek çok davranış şiddet olarak kabul edilmektedir.

Niyetiniz Evliliğinizi Sürdürebilmekse…

  • Tavırlarınızda öfkeyi azaltın.
  •  Kırıcı olmamaya gayret edin.
  • Eşinizle çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla tartışır gibi tartışın.
  • Eşinize, eşinizin kişiliğine veya hatalarına değil, sadece probleme odaklanın.
  • Eşinizle aranızdaki yakınlığı arttırmaya gayret edin.
  • Gerekirse uzman yardımı almaktan çekinmeyin.
  • Çatışmayı azaltma konusunda istekli olun.

Boşanmadan Önce yapılması gerekenler:

  • Bir kez daha düşünün.
  • Her yolu denemiş olduğunuzdan emin olun.
  • Çift terapisi almayı  deneyin.
  • Etkili iletişim ve problem çözme becerilerinizi geliştirerek yeniden deneyin.
  • Eğer boşanmaya karar verdiyseniz en azından bir müddet ayrı yaşayarak bu düşüncenizi sınayın.

Boşanma Esnasında yapılması gerekenler:

  • Sizi yıpratacak her türlü yaşantıdan uzak durmaya çalışın.
  •  Yeni hayatınızda karşınıza çıkabilecek her türlü zorluğu önceden fark etmeye çalışın ve çözüm planları oluşturun.
  • Çocuklarınızı boşanmayla ilgili mal paylaşımı, nafaka, mahkeme gibi konulardan ve tartışmalardan uzak tutun.
  • Çocuklarınıza karşı tarafı asla kötülemeyin. Unutmayın ki boşanan sadece sizsiniz. Onların anne veya babalarından boşanmak gibi bir şansları yoktur.

Boşandıktan Sonra yapılması gerekenler:

  • Aceleci davranmayın ve yeni hayatınıza uyum sağlamak için zamana ihtiyacınız olduğunu unutmayın.
  • Çocuklarınızın karşı tarafla görüşme zamanlarına itina gösterin.
  • Çocuklarınızın bakımı ve disiplini konusunda eski  eşinizle zaman zaman bir araya gelerek, ya da  telefonda  fikir alış – verişinde  bulunun.

Çiftler terapide her zaman sordukları sorudur:  Hocam boşanmalı mıyım?  boşanmamalı mıyım?

  • Şimdiki hayatınızın iyi ve olumlu yönlerini listeleyin.
  • Boşanmayla birlikte bunlardan hangilerini kaybedeceksiniz?
  • Boşanmanın size kazandırabileceklerini listeleyin.
  • Boşanmanın çocuklarınıza neler kazandırabileceğini  listeleyin.
  • Boşanmanın size neler kaybettirebileceğini  listeleyin.
  • Boşanmanın çocuklarınıza neler kaybettirebileceğini listeleyin.

Listeyi baştan sona inceleyin. Artılar mı eksiler mi fazla görünüyor? Bu değerlendirmenin ışığında boşanmayı göze almanızın uygun olup olmadığını tekrar düşünün.

Boşanma Kararınızdan Emin misiniz?

  • Boşanma kararı hayatınızda büyük değişikliklere yol açacak ciddi bir karardır. Özellikle çocuk sahibi çiftlerin verecekleri kararın ciddiyetinin farkında olarak davranmaları ve geri dönmesi çok zor bir kararın eşiğinde olduklarını bilmeleri gerekir. Eğer boşanma kararı almak üzereyseniz aşağıdaki maddeleri dikkatlice okuyun. Maddelerin sadece birine bile “hayır” diyorsanız kararınızı yeniden gözden geçirmeniz gerekiyor demektir.
1. Eşimle aramızdaki anlaşmazlıkları çözmek için her yolu denedim.
2. Boşandıktan sonra hayatım daha güzel olacak.
3. Eşimden ayrılmayı gerçekten çok istiyorum.
4. Boşanma kararımı kendi özgür irademle ve hiç kimsenin etkisi altın
da kalmadan veriyorum.
5. Eşime olan tüm sevgimi yitirdiğimi hissediyorum.
6. Eşimin hatalarını affetmem imkânsız.
7. Mutsuzluğumun esas sebebinin evliliğimden kaynaklandığına,
başka faktörlerin etkili olmadığına eminim.
8. Bundan seneler sonra bile boşanma kararımın doğru olduğunu düşüneceğimi sanıyorum.
9. Eşimin bu evliliği sürdürmeye değmeyecek biri olduğuna inanıyo-
rum.
10. Boşanmamızın çocuklarımın üzerindeki olumsuz etkilerini en aza
indirebileceğime eminim.
11. Boşanmamız çocuklarımız için de en iyisi.
12. Çocuklarım eşimden ya da benden uzak kalmaktan çok fazla
etkilenmeyeceklerdir.
13. Boşandıktan sonra daha mutlu olacağım.
14. Boşandıktan sonra daha sorunsuz bir hayatım olacak.
15. Boşandıktan sonra karşıma çıkabilecek sorunların neler
olduğunun farkındayım.
16. Boşandıktan sonra çocuklarımın karşısına çıkabilecek sorunların
neler olduğunun farkındayım.
17. Boşandıktan sonra karşıma çıkabilecek sorunlarla başa çıkabilecek
gücüm var.

Danışanlarıma seansta sorduğum  soruyla konuyu toparlamaya çalışayım:   Sen Olsan Ne Tavsiye Ederdin?

1 En yakın arkadaşınızın boşanmak üzere olduğunu öğrendiniz. Ona ne tavsiye edersiniz?

2 İki senelik evli ve henüz çocuk sahibi olmamış bir arkadaşınız olduğunu hayal edin. Bu arkadaşınız size boşanmak üzere olduğunu söyledi.  Ona ne tavsiye ederdiniz?

3 On beş senelik evli ve iki çocuklu bir arkadaşınız olduğunu düşünün. Bu arkadaşınız size boşanmak üzere olduğunu söyledi. Ona ne tavsiye ederdiniz?

4 Eşinizle birlikte evliliğinizin kırkıncı yılını kutladığınızı farz edin. Torunlarınız size bunca yıl boşanmadan nasıl bu evliliği yürütebildiğinizi soruyorlar. Onlara ne cevap verirdiniz?  Bu kadar süren bir beraberliğin sırrı size göre ne olabilir?

Boşanmadan önce son olarak Neler yapılmalıdır?

  • Aile içerisinde sürekli tartışmaların ve huzursuzlukların yaşandığı bir çifte yapılabilecek en önemli tavsiye,  öncelikle çatışmalarını çözme konusunda ellerinden  gelen her şeyi yapmalarıdır.
  • Bu tür bir ilişki sisteminden uzak durabilmek için eşlerin iletişimde negatif tavırlardan kaçınmaya özen göstermeleri gerekir.
  • Eşinden sürekli negatif tavırlar görmek kişinin dayanma  gücünü kırar; kişide çaresizlik, bıkkınlık vb. duygular doğurur. Bu da kişiyi bir müddet sonra boşanma düşüncesine götürür.  Bunun için kişinin,  eşinin negatif yönlerini görmekten ve olayları negatif yönde yorumlamaktan uzaklaşması gerekir.
  • Çift terapisi almaları mutlaka gerekir.

Çift terapistleri,  Boşanma Konusunda Nasıl Yardımcı Olabilirler ?

  • Çiftin boşanma konusunda doğru bir karar verip vermediklerinden emin olmalarını sağlayacak yaklaşımlarda bulunurlar.
  • Çiftin hayatlarındaki çatışma konularına yapıcı ve çözüm odaklı  yaklaşımlar getirerek sorunlarını çözebilmeleri için yeni bakış açıları oluşturmaya çalışırlar.
  •  Çiftin arasında sorunlara yol açan ilişki sistemindeki  bozuklukları  giderme konusunda yeni düzenlemeler önerirler.
  • Boşanma kararı alan çiftlerin yeni hayatlarına uyumlarını kolaylaştırırlar.
  • Boşanma kararından sonra çiftin yeni hayatlarının sorumluluklarını almalarına, yeni gereksinimlerini belirlemelerine ve hayatlarını düzenlemelerine yardımcı olurlar.
  • Boşanma kararı alan ailelere, çocuklarının ruh sağlıklarını koruyabilmeleri için yapmaları gerekenler konusunda yardımcı olurlar.

Son olarak; Konuşularak halledilebilecek, sevgi ve anlayışla rahatça çözülebilecek küçük bir problemde akla ilk gelen çözüm boşanma olmamalıdır. Eşlerin her küçük problemde boşanma kelimesini telaffuz etmeleri, karşılıklı sevgi ve saygıyı azaltacaktır.  Bu durum  evlilik kurumuna zarar verecektir. Unutulmaması gereken en önemli nokta, boşanmanın en son çare olduğudur.

Eşler iyi düşünmeli ve en doğru kararı vermelidir. Boşanma problemleri çözecek mi yoksa daha da  artıracak mı ? Boşanma kararını almadan önce yapılması gereken, atılması gereken  her şeyi yaptınız mı? Bu sorulara mutlaka cevap verebilmeniz gerekir.

Atılması gereken, yapılması gereken her adım, her aşama yapıldıktan sonra gönül rahatlığıyla boşanma kararı alındıktan sonra bile eşleri yas süreci beklemektedir. Çünkü; her kaybın bir yası olmaktadır..

Boşanma sonrasında kendisini toparlamakta zorlanan, yas sürecini çok uzatan, depresyon belirtileri göstermeye başlayan, kendisini  her zamankinden daha öfkeli ve daha tahammülsüz  hisseden, yalnızlık ve çaresizlik duyan, işine veya yeni  hayatına uyum sağlamakta zorlanan, konsantrasyon güçlüğü yaşayan kişiler  mutlaka  profesyonel  bir destek almalıdırlar.  

Erol AKDAĞ

Klinik Psikolog

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir